Liselilere Özel Komik Öğrenci Sözleri

  • 01 Haziran 2018
  • 153 kez görüntülendi.
Liselilere Özel Komik Öğrenci Sözleri

Liselilere Özel Komik Öğrenci Sözleri

 

 

Sakla samanı gelir zamanı, Mayıs’ta okul kırmanın tam zamanı.

Bu yazılıda kopya çeksek de mi sıfır alsak kopya çekmesek de mi sıfır alsak.

Hocam Ankara’nın bağları kovalent bağ mı yoksa iyonik bağ mı?

—Bana bakıp saatlerce durabilir misin? —Neden sen matematik testi misin?

Sevmek buysa üstü kalsın diyeceğim ama öğrenciyim param yok.

–Oğlum veli toplantısı varmış. Neden söylemedin? + Baba senin adın veli mi ya?

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi, her öğrencinin bir kopya çekişi vardır.

Pazar gününden cuma gününe geçebileceğimiz bir tünel kazıyorum köşeyi dönmem an meselesi.

Test mi çözeyim. Yazılılara mı çalışayım. Yoksa ödevlerimi mi yapayım derken kendimi facebook’da buluyorum.

Hocaya senin değerini sordum dünyalara bedel dedi, Dünya’nın değerini sordum beş para etmez dedi.

E-okul fotoğrafını göster; seviyorum diyorsa senindir, sevmiyorum diyorsa da haklıdır. Şimdi yalana gerek yok.

Lisede takdir, teşekkür alana 20 gün ekstradan tatil hakkı tanısalar bu ülkenin başarı oranları tavan yapardı.

Okul yıllarında dünyanın en yürek burkan diyaloğu; +Olum hoca gelmemiş galiba. -Gelmiş kanka sabah arabasını gördüm.

–Yeter bee baba! Ders çalışmıcam artık nette takılıcam. +Ne dedin sen? –Test kitaplarımı diyorum nereye koydunuz.

Sınavda kopya vermemek için Nazi kampında evladına sarılır gibi sınav kâğıdına sarılan mal arkadaşım, seni de unutmadım.

Parasını verip dershaneye yazılıyorduk hoca gelmeyince de seviniyorduk. Zengin miydik, geri zekâlı mıydık? Anlamadım.

—Hocam kütüphanedeki romanların yanına müzik aleti koydum. +Neden? —Çünkü romanlar böyledirler çalgısız yaşayamaz ölürler.

Sınavdan çıktığımda: 95 arkadaşlarla konuştuğumuzda: 75 kontrol ettiğimde: 45 hoca söylediğinde: 25 arabada: 5 evde: 15.

Derste hep aynı parmakları görüyorum diyen hocama; değişik olsun diye, orta parmağımı kaldırdım. Dersten attı, mağdurum!

Sevgili matematik lütfen artık büyü ve kendi problemlerini kendin çöz, problemlerini senin yerine çözmekten bıktım artık!

İlkokulda nöbetçi öğrenci diye bir şey vardı. Bunlar işlerini çok ciddiye alırlardı, sanırsın Topkapı Sarayı’nın muhafızları.

Keşke her sabah alarm çaldığında polisler kapıyı kırıp, “yat yat yat” diye bağırsa da geri yatsak. Sabahçı olmak zor zanaat…

“Baba bende suç yok valla. Notlarımın yükseklik korkusu var.” dedim, sonra nasıl geldim buraya anlamadım. Burası neresi ki?

Kopya düzenine göre oturan öğrencilerin; yerlerinin değiştirilmesi sonrası bakışması, en hüzünlü ayrılık sahnesinde bile yok.

Para verip dershaneye gidiyoruz ama hoca gelmeyip ders boş geçtiğinde seviniyoruz. Zengin miyiz geri zekâlı mı anlamadım lan.

Benim aşkın için verdiğim savaş tarih derslerindeki savaşlarla kıyaslanamaz aşkım.

Üzüm üzüme baka baka kararır, öğrenci karneye baka baka morarır.

+ Kanka saçım nasıl olmuş? – Mala dönmüşsün asdfg. + O zaman başka tarafa döneyim.

—Sınıfta bazı kendini bilmezler var + Onlar kim hocam? — Onlar kendini biliyor.

+Nerede kalmıştık? —Göçlerde hocam. +Emin misin Eyüp? —Yalan söyleyen Göçveren olsun.

Test çözerken içimdeki Ali Ağaoğlu ortaya çıkıyor. Bunu geç, bu zor, bunu işlemedik.

Öğretmen ”indirin parmakları listeden kaldıracağım” dediğinde oluşan o gerilim trafoda yok.

Bir insan okuldan nefret ettiği halde nasıl Üniversite hayali kurar ki. İşte biz Türkler…

Sabah uyandığımda alarmın çalmasına daha 2 saatin olduğunu gördüm, sevinçten uyuyamadım.

Konuyu 2. Kez anlatan hocaya “Hee şimdi anladım” diyip anlamayan öğrenci gibiyim.

Matematik 2.yazılımdan 80 alsam hoca sözlüme 100 verse insanlar el ele tutuşsa hayat bayram olsa.

Bugün disipline benimle birlikte gelecek ateşli saatler yaşayacak arkadaşlar arıyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

%d blogcu bunu beğendi: